Home Gallery Workbench Tipps -Tricks About Me Impressum Guestbook Mail

AFV Modelciliginde Eskitme!!

English Text

Modelcilikte hakkinda en cok soru sorulan, en cok konusulan, en cok yazi yazilan ve en cok merak edilen konu herhalde eskitmedir. Internette ya da cesitli organizasyonlarda gercege inanilmaz yakin modelleri gören modelcilerin cevabini en cok merak ettikleri soru "Bunu nasil yapabilirim?" olsa gerek. Toplanmis ve boyanmis bir modeli, gercege bir adim daha yaklastirmak icin uygulanan asamalarin uluslararasi modelcilik literatüründeki adi "Weathering" olmakla beraber, bu terim Türk modelcilik jargonuna basitce "Eskitme" olarak girmistir. (Kelimenin tam sözlük anlami: “hava etkisiyle meydana gelen değişiklik - kötü havadan aşınma” (Kaynak: www.sozluk.net). Dolayisiyla alisilagelmis “Eskitme” kelimesi tam dogru bir cevirim degildir, “weathering” ile sadece eski arac yapilmaz, kavrami "Eski" kalibindan ayri kabul etmek gerekir). Bu yazinin amaci; genel olarak, Eskitme ve Eskitme tekniklerinden söz edip, uygulamali örneklerle anlatip bazi sorulara cevap vermeye calismak olacak. Yazinin hedef kitlesi baslangic ve orta seviye modelciler olup, ortalama ve ortalamanin biraz üstü modeller üretmek icin kullanilabilir. „Master Class“ tabir edilen üst seviye modeller üretebilmek icin cok daha fazlasina ihtiyac oldugunu belirtmekte fayda var. Icerige gecmeden önce, öncelikli olarak belirtilmesi gereken bir konu var. Pratikten cok teorinin, gereksiz, bos konular ve ayrintilarin daha cok tartisildigi ve maalesef prim yaptigi camiamizda, "Bu is böyle yapilir" diyecek beceriye sahip usta modelci (Sanayi ustasi degil tabii ki, modellerine imrenilerek bakilan ve bu isin artik erbabi olmus kisilere "Usta" demek yanlis olmaz herhalde?) sayisi ne yazik ki cok fazla degil. Kendimi kesinlikle bu ustalardan birisi olarak görmemekle beraber, devamli üreten, yeni teknikler deneyen birisi olarak, en iyi ögrenmenin pratik yapmak oldugunu yinelemek istiyorum. Kimin ne yaptigi, nasil yaptigi, ne tavsiye ettigi cok önemli degildir. Önemli olan, kisinin kendisinin hedefledigi sonuca ulasabilmek icin denemeler yapmasi, üretmekten korkmamasidir. 1-2-3-5 model yanlis olur, sonra yavas yavas taslar yerine oturur. Yani sadece okumak ve yorum yapmak degil, üretmek de gerekir. Burada yazilan hic birsey degismez tek dogru olmamakla beraber, hepsi denenmis ve sonuc alinmis uygulamalardir. Kisi, kendi zevki ve istekleri dogrultusunda istedigini istedigi sekilde kullanarak kendi modelcilik tecrübesine kavusur ki, kendi dogrularini ve üretim standartlarini bulur.

Nedir bu Eskitme?

Modelleme, kisaca gercek bir aracin belirli ölceklerde kücültülmüs halini ortaya cikarmadir. Bütünü olusturan parcalarin biraraya gelmesi ile ortaya plastikten (ya da metal, rezin, kagit vs.) bir sonuc cikar. (Parcalarin temizlenmesi, dogru birlestirilmesi, gerekli dolgu-düzeltme islemlerinin yapilmasi, detaylandirilmasi ayri bir konu). Bu sonucun gercegine daha yakin olmasi icin boyama islemi yapilir, böylece elimizde gercek nesnenin boyanmis bir minyatürü vardir. (Boyamanin da ayri ve uzun bir konu oldugunu belirtmek lazim) Lakin gercek aracla model arasinda hala ciddi bir fark vardır. Gercek aracta doganin, cevre faktörlerinin, kullanimin vs. nin neden oldugu cesitli degisimler... Bunlar genel olarak cesitli yerlerde boya kalkmalari, camurlar, is-pas-leke, yipranma izleri olarak özetlenebilir. Tabii ki sayılanlar ilk akla gelen örnekler. Bunlarin model üzerinde, ölcege uygun olarak yansıtılmasına kisaca eskitme denilebilir. Ama burada kesin bir cerceve cizip, "eskitme, sadece eski ve yipranmis arac yapmak icin kullanilir" sonucuna varmamak lazim. Yeni bile olsa, sonucta metal olan gercek nesnenin kendine has yüzey özelliklerini vermek icin uygulanan islemler de (eger esas boyama asamasinda yapilmiyorsa) "Eskitme" basligi altina alinabilir.

Eskitme Sart midir?

Hayir. Bu tamamen kisinin zevkine kalmis bir secenektir. "Kisisel zevki" icin model üreten ve sonuclarindan "kisisel" olarak memnun olan birisine zorla eskitme yaptirtmak dogru olmasa gerek. Ayrica eskitme icin illa bilinen ve anlatilan yöntemler de sart degildir. Boyama asamasinda, boyalari ve boya tabancasını dogru kullanarak da eskitme (Eski anlaminda degil, gercege yakinlik anlaminda) yapilabilir. Ancak bunun icin iyi bir boya tabancasi, tecrübe, yetenek ve gözlemcilik (Gercek araclar, referanslar,vb...) gerekir.

Eskitmenin sinirlari var midir?

Evet. Estetik görünmesi istenen bir model icin eskitmenin sinirlar vardir. Bu da modelcinin zevkine kalmakla beraber, genel olarak modelin esas boyasini yok etmeyecek sekilde olmalidir denilebilir. Unutulmamalidir ki maksat, modele daha gercekci bir görünüm vermektir. Bunu yapmak icin o ana kadar uygulanan yöntemlerin, sirf eskitme adi altinda camura, toza, pislige bulanmasi pek dogru olmasa gerek. Bir diger önemli nokta ise mantiga uygunluktur. Pastan zevk aliyorum diye, gercekte alüminyum olan bir yüzeyi pasli yapmak ne kadar dogru olabilir? Tabi ölcek etkisini de unutmamak lazim. Yaptiklarinizi, ölcek kadar gözünüzde büyütüp, sonuca nesnel olarak bakmaya calisin. 1:35 ölcekli bir modelde 1 mm eninde bir cizik gercekte 3,5 cm eninde olur ki, artik pek cizik sayilmaz herhalde...

Gereginden fazla olan laf kalabaligindan sonra uygulama asamasina gecebiliriz..

Uygulama:

Anlatilacak islemlere konu mankeni olacak model MiniArt firmasinin 35026 kutu nolu T-70 Araci. Görüldügü üzere boyasi yapilmis, cikartmalari eklenmis modelin pek bir özelligi yok.

Bu modelde, bu asamaya kadar neler yapildigini özetlemek gerekirse:


Model bilinen yöntemlerle toplandi, ele gecirilmis bir araci temsil ettigi icin Almanlarca kullanildigi renklere boyandi, bu araç için Revell in Enamel-Airbrush serisinden 31116 sand rengi kullanıldı ( Bu araclarin Almanlar tarafindan olağan Rus renklerine sadik kalinarak, yani yesil olarak kullanildigi yönünde bazi yazilar var. Bununla beraber, yapim klavuzuna göre sari ya da üc renk Alman kamuflaji da atilabilir-mis.. Renklerin dogrulugu, uygunlugu ile ilgili olarak uzun ve doyumsuz tartismalar güzide forumlarimizda izlenebilir, hic girmeyelim. Konumuz Eskitme) Ek olarak söylenmesi gereken, aracin kenar ve köselerine „pre-shade“ denilen ön-gölgelemeyi yapmis olmam. Aslen Askeri Arac modelciligjnde pek sicak bakmadigim bu teknigin, dogru ve dikkatli yapilirsa bu dalda bile fark yaratacak sonuclar verebilecegini düsünmeye basladigimi belirtmeliyim. Tabi bunlar bu yazinin konusu olmayan boyama asamasi ile ilgili durumlar. Konuya dönecek olursak, ana rengin atilmasindan sonra, arac üstünde farkli renk olan yerler firca ile boyandi (Alet-edevat, egsozlar, izgaralar, paletler, vs..) Daha sonra çıkartma gelecek yere parlak vernik püskürtülerek uygun zemin hazirlandi ve çıkartmalar uygulandi. Yapistirilan çıkartma üstüne tekrar parlak vernik atarak bu islem tamamlandı ve model yukarıda görülen haline getirildi. Sira geldi eskitmeye...
Bundan sonraki asamalarda uygulanan teknikler, kisinin tarzina bagli olmakla beraber farkliliklar gösterir. Ve her farkli uygulama farkli sonuclar dogurur. "Ben", kendi yaptiklarimi detaylica anlatacagim, ama diger seçeneklerden de bahsedecegim. Isteyen, istedigini deneyerek, kendisi icin en dogru olani secebilir. Asagida anlatilacak tekniklerin hepsini ayni modelde uygulamak sart degildir. Modeli nasil görmek istiyorsaniz, ona uygun yolda ilerleyip gerekli oldugunu düsündüklerinizi secebilirsiniz.

Vernikleme

ilk olarak, yukardaki asamaya gelen modeli, bundan sonraki uygulamalarin ana boyaya zarar verebilecek etkilerinden korumak amaciyla vernikledim. Kullanacagim vernigin akrilik, yani su-alkol bazli olmasina dikkat ettim. Peki neden akrilik vernik? Hatirlanacagi gibi, modelin esas boyasinda enamel kullanmistim. Bundan sonraki eskitme asamalarinda kullanacagim kimyasallar (Terebentin, inceltici vs.) ana boya ile ayni özellikte olursa, vermeye calistigimiz efektlerin yani sira, aracin kendi boyasiyla da tepkimeye girecek, muhtemelen de istenmeyen sonuclar dogmasina neden olacak. Dolayisiyla, ana boyanin, sonraki islemlere karsi durabilecek bir vernik katiyla korunmasi gerek. (Bu konuda daha genis bilgiye sahip olmak icin, mevcut boya-inceltici tiplerinin arastirilmasi ve özelliklerinin bilinmesi oldukca faydali olacaktir) Benim kullandigim vernik, modelcilik icin özel olarak üretilmis bir ürün degil. Herhangi bir yapi marketten aldigim, akrilik olmasina dikkat ettigim oldukca büyük bir kapta satilan vernik. Alkolle yari yariya inceltip, tabancayla uyguladigim vernigin rengi beyaz gibi görünse de, kesinlikle korkulacak bir durum yok, kuruyunca bildigimiz modelcilik verniklerinden hic bir farki olmadigi görülüyor. Peki neden bu vernigi tercih ediyorum sorusunun cevabı cok basit, daha ekonomik :D Isteyen baska bir akrilik vernik kullanabilir (Mesela Tamiya X-22)


Peki nasil vernik? Boyalar gibi verniklerin de Parlak-Mat-Saten (yari-Mat) secenekleri var. Nasil bir vernik kullanmak gerekli? Burasi modelcilerin ayrima düstügü bir nokta. Basitce, hepsi ise yarar denebilir. Ama tabii ki hepsinin arkasindan yapilacak islemlere verecegi tepkilerin farkli oldugunu bastan kabul etmek gerek. Size göre en dogru vernik tipini secebilmeniz icin her biriyle denemeler yapmanizi, ve kendinize en uygununu bulmanizi öneririm. Benim tecrübeme göre en iyi vernik saten, yani yari mat vernik. Mat vernik az sonra anlatacagim yikama isleminde (Birazdan ayrintilarini yazacagim, ama giris olarak söyleyeyim ki, bilinen klasik sonradan silme yapilan yikama degil.) iyi sonuc vermekte. Bununla beraber, cok fazla yikama kati uygulamaya pek müsait degil, belli bir asamadan sonra yüzeyde istenmeyen bir kirlilik görünüyor (Tabi benim tecrübelerime göre). Parlak vernik ise yikamada yüzeye homojen bir görüntü verme konusunda zayif kaliyor. Kaygan yüzey, yikamada kullanilan boyayi istenildigi gibi tutmuyor, sadece kiyilara köselere topluyor; lakin dikkatli bir sekilde uygulayinca parlak vernikten de beni tatmin eden sonuclar aldigimi söylemeliyim. Saten vernik ise, hem fazla sayida yikamaya izin veriyor, hem de yüzeyde kirlenme olmaksizin hos bir doku yaratiyor. Dedigim gibi, tek dogrusu budur diye bir yaptirim yok, deneyerek en iyisi bulunur.

Vernik atmak sart midir?

Bu, daha sonra uygulayacaklariniza ve kullandiginiz boyalarin kimyasal özelliklerine bagli. Enamel boya üstüne terebentin veya benzeri bir inceltici ile yikama yapacaksaniz vernik sart. Yok hayir, enamel üstüne akrilik yikama (ayri bir konu) yapacaksaniz vernik sart degil. Ayni sekilde ana boya akrilikse, sonrasindaki terebentin ve benzerlerinden zarar görmeyecegi icin vernik sart degil. Vernik atip atmamaya göre, bundan sonraki asamanin ismi Yikama veya filtreleme olarak degisir.

Genel Yikama (Filtreleme)

Ilk olarak söyleyecegim, bahsettigim yikama klasik anlamdaki yikama teknigi degil. Bilinen yikama, yani koyu bir boyanin tüm yüzeye uygulanip sonra silinmesi, genel olarak modelin rengini koyulastirdigi ve kiyi-köseleri silmesi zor oldugu icin artik cok fazla kullanilan bir teknik degil. (Terebentin ve benzerleri bazli olanlari kastediyorum. Akrilik olarak hala yogun bicimde kullananlar oldugunu belirtmekte fayda var) Artık bunun yerine silme gerektirmeyen bir genel yikama söz konusu.


Hemen bir anti parantez bilgi vermek lazim. Eger modelinizi akrilik boyalarla boyadiysaniz ve verniklemeden bu asamaya gectiyseniz, bu yapacaginiz islemin adi Mig Jimenez in teknigine göre "Filtreleme". Ana boyaya direk temas eden inceltilmis yagli boya (Veya bu is icin özel üretilen "Filter" boyalari), yüzeyin renginde yavas yavas degisiklikler yaparak sonucta ortaya normal boyama ile elde edilemeyecek sonuclar cikaracak. Eger bu islemi, bu yazida anlatildigi gibi, vernik üstüne yapiyorsaniz, degisiklik ana boyada degil, onun üstündeki seffaf vernik katindaki renk oyunlari seklinde olacak.


Yikama icin gerekli malzemeler: Terebentin, 6 numara firca ve yagli boyalar. Yagli boyalarin ne renk olacagi, yaptiginiz modelin rengine ve bitmis modelin nasil görünmesini istediginize bagli.

Benim sectigim renkler, ana yüzeyin sari olmasindan ötürü, Yellow Ochre, Umber Natur, Burnt Sienna ve panzer grisine yakin bir gri. Genel olarak, modelin rengine bagli olmakla beraber acik ve koyu tonlarda kahverengiler, sarilar kullanilir diyebiliriz. Turuncu, bej gibi farkli renklerde denenerek yüzeyde farkli tonlar yakalanabilir.
Ilk olarak uygun bir kabin icine bir miktar yagli boya alinir. Uygulama yapacaginiz modelin büyüklügüne bagli olmakla beraber pirinc tanesi büyüklügünde yagli boya yeterli olacaktir. Daha sonra bir pipetle kabin icine terebentin eklenir. Hemen bir soru, Ne kadar terebentin gerekli? Söyle söylenebilir, yagli boya firca yardimi ile cözüldügünde saydama yakin bir renk olusturacak kadar terebentin gerekli. Mig Jimenez´in filtreleme tekniginde yaptigi tarife göre %5 boya %95 inceltici olmali diyerekte olayi matematiklestirebiliriz.

Sonraki asamada, terebentin icindeki yagli boya firca yardimi ile iyice cözülür. Burda kücük parcaciklar kalmamasina ve yagli boyanin tamamen cözülmüs olmasina dikkat emek gerekli. Ne kadar ugrassanizda cözülmeyen kücük boya partikülleri varsa, kullandiginiz yagli boyayi degistirmelisiniz.

Görüldügü gibi iyice cözülen boyanin seffafa yakin bir görünümü var. (Kücük bir bilgi notu: Ben burda yagli boya kullandim. Alternetif olarak enamellerde tercih edilebilir. Böylece daha genis bir renk secenegi elimizin altinda olacaktir. Haziri tercih eden modelcilere yönelik olarakda Mig Productions´un SIN firmasi adi altinda sundugu bu is icin özel boyalarindan söz etmekte fayda var. “The Filter” adli ürün, modelcileri “boyasi cok mu, incelticisi az mi” dertlerinden kurtarip direkt siseden ciktiklari gibi kullanilir. Tabi ekonomik boyutu da hesaba katmak lazim. )


Bu noktada söyle bir soru gelebilir, ilk olarak hangi renkle baslamaliyim? Bunun cok fazla önemi yok. Lakin ben her zaman panzer grisine yakin olan bir griyi ilk renk olarak kullaniyorum. Farkli denemelerle herkes kendi sirasini olusturabilir.


Sira geldi bu "filtreleme - yikama boyasini" modele uygulamaya. Bu is icin 6 numarali firca kullanacagiz. Firca boyanin icine batirilir, iyice bir karistirilir ve olasi kalmis boyalarin cözülmesi saglanir (Bu islemi her seferinde yinelemekte fayda var). Sonra firca boyadan cikarilir ve üstündeki boya fazlaliligi kabin kenarina sürülerek alinir. Bunu fircanin her iki tarafi icinde birer kere yapmak gerekli ki cok fazla boya gelmesin. Bu arada kücük bir bilgi notu olarak, uygulamada kolaylik saglamasi icin, aracin kule ve gövde kisimlarini ayirmakta fayda oldugunu belirtelim. ilk firca darbesini her zaman kör bir noktaya yapmakta fayda var (mesela aracin alt kismi). Eger yanlis olan bir sey varsa zarari fazla olmasin. Herseyin dogru olduguna emin olduktan sonra, fircayi fazla bastirmadan, bütün modeli yukardan asagiya olacak sekilde islatiyoruz. Islatiyoruz diyorum, cünkü cok acik olan boya yüzeyde nerdeyse hic belli olmamakta. Zaten teknigin inceligi de burda. Yavas yavas tonlamak. Gözlemleyecegimiz sey, modelin firca deyen yerlerinin parladigi ve baska hic bir sey olmadigi.. Merak etmeyin, dogru yoldayiz. Bütün model bu sekilde yikandiktan sonra, islak terebentinin etkisi ile paril paril parlayan bir modelimiz var artik. Simdi modeli kurumaya almamiz gerekiyor. Burda önemli olan ve sonucu etkileyen bazi ipuclari var. Ilk olarak, firca darbeleri dikey yüzeylerde yukardan asagiya dogru olmali. Ayni yerden birden fazla gecilmemeli. Yatay yüzeyler gelisi güzel degil, kendi icinde düzenli bir sekilde islatilmali (mesela ice dogru dairesel yada tek bir tarafa dogru düz hareketlerle..) Terebentinin belli yerlerde toplanip kücük gölcükler olusturmamasina dikkat etmek de önemli.


Islemi uyguladiktan sonra kurumaya almistik. Kuruma süresi kullanilan terebentinin kalitesi ve yüzeyin mat-parlak olmasi ile ilgili olmakla bereber ortalama 2 saat kadar sürer. Ilk bakildiginda pek bir fark yok gibi görünüyor? Ama aslinda var. Yüzeye cok ince de olsa bir boya sürdük ve su an göremesek bile orada. Yüzeyin dokusu, vernikli halden biraz farkli gibi mi görünüyor? Dogru yoldayiz ve devam ediyoruz.  Ayni islemi, baska bir renkle tekrar uyguluyoruz ve yine kurumaya birakiyoruz. Her uyguladigimiz kattan sonra, modelin üzerindeki boyanın yarattigi fark artmaya baslayacaktir. Aynen bu sekilde, tatmin olacagimiz renkleri, tonlari, efektleri modelde görene kadar devam ediyoruz. Mesela 6-7 kere...

Bu asamada olasi bazi soru ve sorunlar olabilir.

* Yüzey-detaylar güzel görünmeye basladi, Bir kat daha atsam bunu bozar miyim?
Hayir. Boyanin inceligine ve uygulamada dikkat edilecek yerlere uydugunuz sürece, her seferinde daha iyi sonuc alirsiniz. Ama elbette ki bir yerde durmak lazim.

* Kac kat yapmaliyim?
Istediginiz ve memnun oldugunuz sonucu alana kadar. Yine de, önceden attiginiz vernigin türünün belirleyici oldugunu söylemek lazim. Saten vernik üzerine 10 a kadar kat atabilirsiniz. Mat vernikte 4-5 ile sinirli kalacaktir bu sayi. Parlak vernikte ise sayi, ne kadar dikkatli calistiginiza bagli.

* Ana boyada bazi yerlerde zarar görmeler oldu, neden?
Bunun birkac nedeni olabilir. Islem öncesi attiginiz vernik ince kalmis, fircayi fazla bastirmis veya terebentin kimi yerlerde birikip, kücük gölcükler olusturmus ve vernige-boyaya-plastige zarar vermis olabilir.


* Model üstündeki kimi kücük parcalar koptu.
Terebentinin, yogun kullanildigi yerlerde plastik yapistiricisini cözme-eritme gibi bir özelligi var. Buna engel olmak icin fazladan dikkat gösterebilir veya böyle kücük parcalari CA (Japon) yapistiricisi ile yapistirabilirsiniz.


* Yüzeyde hos olmayan bir düzensizlik, bir kirlilik var.
Fircayi olmasi gerektigi gibi (Yukardan asagiya) kullanmamis veya ayni yerlerden bir kereden cok gecmis olabilirsiniz.

Buraya kadar yaptiklarimizdan sonra, modelin detaylarinin etrafinda ve yüzeyinde, normal boyama ile elde edemeyecegiz bazi ton farkliliklari elde ettik.

Dot Filter (Nokta Filtreleme) Teknigi:

Filtreleme yapmanin tek yolu burda anlatildigi gibi, modeli her seferinde farkli renklerle yikamak degildir. Benim kisisel olarak pek tercih etmedigim bir uygulama olsada „Nokta filtreleme“ teknigi de pek cok modelci tarafindan kullanilmakta. Bu teknikte modelin yüzeyine cesitli renklerde yagli boya noktaciklari kondurulur. Secilecek renkler yine modelin ana rengi ve elde etmek istediginiz sonucla ilgili. Noktalar, model yüzeyine ic kisimlarda acik (yüzey ortalari) dis kisimlarda koyu (kenar köseler) renklerden secilerek gelisi güzel yerlestirlir. Sonra temiz terebentine batirilmis orta boy bir firca ile bu noktalar icden disari olacak sekilde yumusak yuvarlak hareketlerle fazla bastirmadan karistirilir. Yavas yavas cözülen ve karisan boyalar yüzeye farkli bir renk ve doku verecektir. Bu yöntemin avantaji, uygulama süresinin kisa olusudur (Diger yöntemde, her yikama kati öncesinde modelin kurumasi icin zaman gerekliydi). Lakin bu teknikte, uygulamada bazi konulara dikkat edilmezse sonuclar pekte istenildigi gibi olmayacaktir. Dikkat edilecek konularsa: fircanin dogru kullanimi, terebentin miktarinin yeterliligi, uygulamanin yapildigi yüzeyin dikey yada yatay olmasina göre hareket etmekdir.

Akrilik Yikama

Günümüzde pek cok modelcinin kullandigi bir teknik olan akrilik yikamayla, burda uygulamali anlatilan yikamanin farkli oldugunu belirtmekte fayda var. Isim olarak ayni paydalari olsada, islemden gecirilen modellerin yüzeylerinde olusan doku farkliligi oldukca barizdir. Akrilik yikamayla, modelin genel yüzeyinde bir degisiklikten cok, kiyi köseler, girinti-cikintilar ortaya cikmaktadir. Yani akrlik yikama ile burdaki teknikle anlatilan doku verilemez, en azindan ben veremedim (Bu konuda baska arkadaslardan da teyit aldim)… Akrilik yikama daha cok bölgesel sonuclar elde etmek, girinti cikinti belli etmek icin tercih edilebilir (Tabi önceki asamalarda kullanilan boyalarin türüne dikkat etmek sarti ile).

Bölgesel yikama

Simdiye kadar yaptiklarimiz modelin yüzeyine metalimsi bir hava katti. Fabrika cikisi yeniliginde bir arac yapmak isteseniz bile genel yikamayi deneyerek, modeli kirletmeden metalimsi bir görünüm elde edebilirsiniz. Bundan sonraki asamalarda, araca yipranmis bir hava vermeye calisacagiz. Bunun icinde ilk olarak ince detaylari belli etmek icin bölgesel yikama yapacagiz. Islem icin yine yagli boya ve terebentin gerekli (Bu is icin de hazir satilan boyalar var). Yalniz bu kez daha ince uclu bir firca kullanacagiz.


Burda önemli olan, bu sefer kullanacagimiz boyanin daha az inceltilecek olmasi. Yani daha cok boya, daha az terebentin gerekli. Kaba yine bir miktar yagli boya aliyoruz (Siyah yada oldukca koyu kahverengi yada ikisinin karisimi mesela). Üstüne bir miktar terebentin ekleyip, firca ile boyayi cözüyoruz. Boyanin, akiskanligi ve inceliginin yani sira, genel yikamada kullandigimiz boyaya nazaran daha yogun olmasina dikkat etmemiz lazim.

Hazir hale gelen boyamizin icine ince uclu fircamizi batirip, yine fazlaligini aliyoruz. Bu seferki uygulama modelin bütününe degil, sadece belli yerlerine olacak. Somunlar, girinti-cikintilar, kenar köseler, bazi detaylar kisaca etrafi kirlenebilecek ve daha koyu renk olabilecek her yere. Burda fircayi sürme durumu yok. Boyali fircayi istenilen yere dokundurup cekmek yeterli. Bu islemi yaparken, ayri bir tarafta temiz terebentin ve bir fircayi hazirda bulundurmakta fayda var. Istemedigimiz bir yere temas etmemiz halinde, yada abartili oldugunu üsündügümüz noktalarda temiz terebentine batirilmis (Fazlaligi alinmis) firca ile düzeltme yapabiliriz. (Yalniz her müdahaleden sonra fircanin temizlenmesi ve bir sonraki düzeltme isinin yine temiz firca ve temiz terebentinle yapilmasina dikkat etmek gerekli) Bölgesel yikama bittikten sonra modeli yine kurumaya birakiyoruz. Terebentin islakken gördügümüz hal ile, kuruduktan sonraki hal farkli olacaktir. Kuruduktan sonraki halindan memnun kalmazsaniz, ayni islemi istediginiz görünümü elde edene kadar tekrarlayabirsiniz.

Bu asamada, kimi yikama yapilmis yerlere temiz bir fircayi yukardan asagiya hafifce sürerek kücük akintilar, renk oyunlari yapilabilir. Ama esas akintilar daha sonra gelecek.

Bundan sonraki bölümün konulari: akintilar, boya dökülmeleri, daha fazla boya dökülmeleri, yag-yakit lekeleri, cizikler, camur yapimi, pigment ve toz pastel kullanimi ve kuru fircalama olacak.
Herkese bol eskitmeli günler..
 
Özgür Güner, Temmuz 2008
www.panzermania.com

Last Update November 1, 2008 by freeguner

Copyright © 2008 www.panzermania.com
All Rights Reserved

 
November 1, 2008